İnteraktif Diyet İnteraktif Diyet
Blog
Sağlıklı Yaşam 13 dk okuma 06.08.2026

Vitaminler: Görevleri, Kaynakları ve Eksiklik Belirtileri

Yağda ve suda eriyen vitaminlerin vücuttaki görevleri, en iyi besin kaynakları, eksiklik ve fazlalık belirtileri ile günlük alım aralıkları tek bir rehberde.

Vitaminler, vücudun çok küçük miktarlarda gereksinim duyduğu; enerji üretiminden bağışıklığa, görmeden kemik sağlığına kadar pek çok işlevde rol alan organik besin ögeleridir. Vücut bu ögelerin çoğunu yeterli miktarda üretemediği için vitaminlerin düzenli olarak besinlerle alınması gerekir. Bu rehberde vitaminler ve görevleri, hangi vitaminin hangi besinde bulunduğu, vitamin eksikliği belirtileri ve günlük alım aralıkları tek başlık altında toplanmıştır.

Vitaminler kaça ayrılır?

Vitaminler çözünürlüklerine göre iki ana grupta incelenir. Bu ayrım yalnızca teknik bir sınıflandırma değildir; vitaminin nasıl emildiğini, vücutta depolanıp depolanmadığını ve yüksek dozda alındığında ne ölçüde risk taşıdığını da belirler.

  • Yağda eriyen vitaminler (A, D, E, K): Besinlerdeki yağ ile birlikte emilir; karaciğerde ve yağ dokusunda depolanabilir. Depolanabildikleri için uzun süre yüksek dozda alındıklarında birikme riski taşırlar.
  • Suda eriyen vitaminler (B grubu vitaminler ve C vitamini): Vücutta belirgin biçimde depolanmaz, fazlası büyük ölçüde idrarla atılır. Bu nedenle düzenli aralıklarla alınmaları önerilir.

Aşağıdaki bölümlerde her vitamin için yeterli alım alt limiti ile tolere edilebilir üst limit birlikte verilmiştir. Yeterli alım alt limiti, sağlıklı bireylerde günlük gereksinimi karşılamaya yönelik alım düzeyini; tolere edilebilir üst limit ise günlük olarak alındığında olumsuz etki beklenmeyen en yüksek düzeyi ifade eder. Bazı vitaminlerde yeterli veri bulunmadığı için üst limit tanımlanmamıştır.

Yağda eriyen vitaminler: A, D, E ve K

A vitamini ve karoten

A vitamini için yeterli alım alt limiti erkeklerde 750 mcg, kadınlarda 650 mcg; tolere edilebilir üst limit ise 3000 mcg olarak verilir. Bitkisel besinlerde A vitamininin öncülü olan karoten bulunur; karoten için alt limit erkek ve kadınlarda 6 mg, üst limit 12 mg olarak belirtilir.

A vitamini bağırsak ve deri gibi epitel dokuların yapımı, gelişimi ve korunmasını sağlar. Antioksidan özelliği sayesinde kanser türleri ile yaşlanmaya bağlı hastalıklara karşı koruyucu etki gösterir. Görme işlevinin gerçekleşmesinde önemli rol üstlenir, ışığa ve karanlığa adaptasyonu destekler. Bağışıklık sisteminin yanıt oluşturmasında görev alır; demir metabolizması ve tiroit hormonları üzerinde etkilidir, büyüme hormonlarının salınımını artırır.

Kaynakları: A vitamini için karaciğer, süt, tereyağı, peynir ve zenginleştirilmiş margarin; karoten için havuç, ıspanak, turuncu ve koyu yeşil yapraklı besinler ile turuncu meyveler öne çıkar.

Eksikliğinde: gece körlüğü, deri kuruluğu, enfeksiyonlara duyarlılıkta artış, iştah kaybı ve büyüme geriliği görülebilir.

Fazlalığında: santral sinir sistemi etkilenir; baş ağrısı, baş dönmesi, bulanık görme, kusma ve ishal ortaya çıkabilir. Hepatomegali (karaciğer büyümesi), hiperlipidemi (kan yağlarında yükselme), uzun kemiklerde kalınlaşma, hiperkalsemi (kanda kalsiyum yüksekliği), yumuşak doku kalsifikasyonu, deride kuruluk veya sararma ve saç dökülmesi bildirilmiştir.

D vitamini

D vitamini için yeterli alım alt limiti erkek ve kadınlarda 10 mcg, tolere edilebilir üst limit 100 mcg olarak verilmektedir. Kemik ve diş sağlığı için gereklidir; kalsiyum ile fosforun emilim ve depolanma süreçlerinde görev alır.

Bağışıklık ve kalp-damar sistemi işlevlerini destekler. Tip 2 diyabet ve metabolik sendrom riskini azalttığı, kanser yapıcı etkileri baskıladığı ve sedef hastalığında olumlu etkiler gösterdiği bildirilmektedir.

Kaynakları: güneş ışığı, zenginleştirilmiş besinler ve margarin, tereyağı, yumurta sarısı, yağlı balıklar ve karaciğer. D vitamininin önemli bir bölümü deride güneş ışığı etkisiyle sentezlendiği için, kapalı ortamda geçen uzun süreler ve güneşe çıkmama alışkanlığı alımı doğrudan etkiler.

Eksikliğinde: çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde osteomalasi (kemik yumuşaması) ve osteoporoz (kemik kaybı ve kırıklar) görülebilir.

Fazlalığında: hiperkalsemi gelişebilir; buna bağlı olarak böbrek taşı oluşabilir. Kemiklerin kırılganlığı artar; bulantı, kusma, şiddetli susama ve poliüri (idrar miktarında artış) tabloya eşlik edebilir.

E vitamini

E vitamini için yeterli alım alt limiti erkeklerde 13 mg, kadınlarda 11 mg; tolere edilebilir üst limit 300 mg olarak verilir. Güçlü bir antioksidandır ve vücut dokularında kolay oksitlenebilen bileşiklerin (A vitamini, doymamış yağ asitleri gibi) korunmasını sağlar.

Kan hücrelerini koruyarak aneminin (kansızlık) oluşmasına engel olur. Hücre zarının dayanıklılığına katkıda bulunur ve zarın normal görevlerini yerine getirmesine olanak tanır. A vitamininin biyolojik aktivitesini kolaylaştırır, katarakt oluşumunu geciktirir.

Kaynakları: bitkisel yağlar, tam tahıllar, fındık, badem, ceviz gibi sert kabuklu yemişler ve yeşil yapraklı sebzeler.

Eksikliğinde: anemi, güçsüzlük, nörolojik sorunlar (ataksi, nöropati, retinopati, miyopati) ve kas krampları görülebilir.

Fazlalığında: kanamaya eğilim artar; beyin kanamasına bağlı felç tablosu bildirilmiştir. Bu nedenle yüksek doz E vitamini takviyesi hekim değerlendirmesi olmadan tercih edilmemelidir.

K vitamini

K vitamini için yeterli alım alt limiti erkeklerde 70 mcg, kadınlarda 65 mcg olarak verilir; tolere edilebilir üst limit tanımlanmamıştır. Kanın pıhtılaşmasında görev alan temel vitamindir.

Kalp damar sağlığını korur ve inme riskini azaltır. Damar duvarlarının sertleşmesini engellemeye yardımcı olur, kemik mineralizasyonunda da görev üstlenir.

Kaynakları: koyu yeşil yapraklı sebzeler, bitkisel yağlar, karaciğer ve yumurta.

Eksikliğinde: morarmaya karşı hassasiyet, burun ve diş eti kanamaları, idrarda ve dışkıda kan görülebilir. Bebeklerde kafatası içinde yaşamı tehdit eden kanamalara yol açabilir.

Fazlalığında: belirli bir toksisiteye rastlanmamıştır. Ancak K vitamini; kan sulandırıcı (antikoagülan), antikonvülsan ve antibiyotik gibi bazı ilaçlarla etkileşime girerek zararlı etki gösterebilir. Kan sulandırıcı kullanan bireylerin K vitamini alımını hekimleriyle birlikte planlaması önerilir.

Suda eriyen vitaminler: B grubu ve C vitamini

B1 vitamini (tiamin)

Tiamin için yeterli alım alt limiti erkeklerde 1,2 mg, kadınlarda 1,1 mg olarak verilir; üst limit tanımlanmamıştır. Amino asitlerin, karbonhidratların ve yağların enerjiye dönüştürülmesinde koenzim görevi görür.

Enzim bozukluğunun neden olduğu bazı metabolik hastalıklarda (akça ağaç şurubu hastalığı gibi) yarar sağlar. Sinir sistemi işlevlerinin düzgün çalışmasına yardımcı olur, sindirim kanalındaki kas tonusunun devamı için gereklidir. İştahı ve sinir işlevini destekler, asetilkolin oluşumu için gereklidir.

Kaynakları: tam tahıllar, tahıllar, zenginleştirilmiş ekmek ve kahvaltılık tahıllar, organ etleri, sert kabuklu yemişler ve kurubaklagiller.

Eksikliğinde: beriberi hastalığı, kas zayıflığı, mental karışıklık, depresyon, irritabilite, halsizlik, iştah kaybı, anoreksi, kalp büyümesi, duyu ve refleks kaybı ile sinir sistemi bozuklukları gözlenebilir.

Fazlalığında: toksik etki daha çok damar yolundan alım sırasında ortaya çıkar ve şok belirtilerine yol açabilir.

B2 vitamini (riboflavin)

Riboflavin için yeterli alım alt limiti erkeklerde 1,3 mg, kadınlarda 1,1 mg olarak verilir; üst limit tanımlanmamıştır. Enerji üretim reaksiyonlarında koenzim olarak görev alır ve karbonhidrat, yağ ile proteinlerin metabolizmasında rol oynar.

B6 vitamini, demir ve folik asidin vücutta kullanılmasında etkilidir. Antikor üretimi için gereklidir; görme ve deri sağlığı açısından önem taşır. Aldehitlerin asitlere oksidasyonu sırasında kullanılır.

Kaynakları: süt ve ürünleri, zenginleştirilmiş ekmek ve tahıllar, yağsız et, balık ve yeşil sebzeler.

Eksikliğinde: ağız kenarında ve dudaklarda yarılma ve çatlaklar, deri kızarıklıkları, ışığa aşırı duyarlılık, gözde yanma ve kaşıntı, korneal vaskülerizasyon, skrotal ve vulval dermatoz, kırmızı-mor dil ile boğaz ağrısı görülebilir. Çocuklarda büyüme geriliği riski artar; gece körlüğü, katarakt ve körlük riskleri de yükselir. Riboflavin demirin emilimi ve taşınmasında görev aldığı için eksikliği anemi riskini artırır.

B3 vitamini (niasin)

Niasin için yeterli alım alt limiti erkek ve kadınlarda 10 mg, tolere edilebilir üst limit 35 mg olarak verilir. Vücutta çok sayıda metabolik reaksiyona koenzim olarak katılır.

Ateroskleroz (damar sertliği) riskini azaltır ve kan kolesterolünü düşürücü etkisi vardır. DNA oluşumunda görev alır; deri, sinir sistemi ve sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı olur. Beyinde kavrama yeteneğinin sağlanmasında rol oynar; karaciğer yaralanmalarında, peptik ülserde ve diyabette önerilmektedir.

Kaynakları: yumurta, tavuk, balık, süt, tam tahıllar, sert kabuklu yemişler, zenginleştirilmiş ekmek ve tahıllar, et ve ürünleri ile kurubaklagiller.

Eksikliğinde: pellagra (dermatit, diyare, demans üçlüsü), inflamasyon, sinir sistemi bozuklukları (huzursuzluk, ellerde uyuşma, alt ekstremitede kuvvet kaybı, uyku bozuklukları), kırmızı ve ağrılı dil, dil papilla atrofisi, mide yanması, bulantı ve kusma görülebilir.

Fazlalığında: karaciğer hasarı gelişebilir. Yüksek doz niasin kılcal damarları genişletir, kulakta çınlamaya ve ağrıya yol açabilir.

B5 vitamini (pantotenik asit)

Pantotenik asit için yeterli alım alt limiti erkek ve kadınlarda 5 mg olarak verilir; üst limit tanımlanmamıştır. Yağ asidi biyosentezinde görev alır ve eritrosit (alyuvar) yapımında kullanılır.

Adrenal korteks hormonlarının (mineralokortikoid ve glukokortikoid hormonlar) yapımında yer alır. Kan kolesterolünü düşürücü etkisi olduğu bulunmuştur; sülfonamid grubu ilaçların vücuttan atımını sağlar.

Kaynakları: mısır, karnabahar, domates, brokoli, avokado, ayçiçeği çekirdeği, buğday, yumurta sarısı, somon ve et.

Eksikliğinde: yorgunluk, depresyon, kusma ve mide ağrısı görülebilir; ancak eksikliğine çok nadir rastlanır.

Fazlalığında: diyare ve vücutta sıvı tutulumu (sıvı retansiyonu) bildirilmiştir.

B6 vitamini (piridoksin)

B6 vitamini için yeterli alım alt limiti erkek ve kadınlarda 1,3 mg, tolere edilebilir üst limit 25 mg olarak verilir. Amino asitlerin transaminasyonunda koenzim olarak görev alır ve bazı amino asitlerin hücre zarından taşınması için gereklidir.

Periferik nöropati tedavisinde kullanılır. Nükleik asitlerin sentezi ile üre metabolizmasında rol oynar. Hemoglobin içeren kırmızı kan hücrelerinin oluşumu ve gelişimi için gereklidir; steroid hormon aktivitesinde de görev alır.

Kaynakları: yumurta, tavuk, balık, tam tahıllar, sert kabuklu yemişler, karaciğer ve böbrek.

Eksikliğinde: ağız kenarında çatlaklar, dermatit, bulantı, kafa karışıklığı ve depresyon görülebilir. Hemoglobin sentezinin bozulmasına bağlı olarak anemi gelişme riski vardır; bağışıklık sistemi yetersizliği sonucu antikor oluşumu azalabilir.

Fazlalığında: etkiler genellikle 200 mg üzerindeki alımlarda belirginleşir. Duyusal nöropatiye bağlı yürüme problemleri, ellerde duyu kaybı ve iş yapma yeteneğinde azalma görülme olasılığı vardır.

B7 vitamini (biyotin)

Biyotin için yeterli alım alt limiti erkek ve kadınlarda 30 mcg olarak verilir; üst limit tanımlanmamıştır. Pürin ve üre oluşumunda görev alır, karbondioksitin taşınmasına yardımcı olur.

Bazı amino asitlerin birbirine dönüşmesinde ve dallı zincirli amino asitlerin yıkımında rol oynar. Yağ asidi sentezinde ve glukoneogenez tepkimelerinde kullanılır.

Kaynakları: yumurta sarısı, domates, karnabahar, kurubaklagiller ve yağlı tohumlar.

Eksikliğinde: belirtilere çok sık rastlanmaz. Yapılan deneylerde biyotin eksikliğinin sindirim sistemi ve sinir sistemini etkilediği, deride yaraların oluştuğu gözlemlenmiştir.

B9 vitamini (folik asit)

Folik asit için yeterli alım alt limiti erkek ve kadınlarda 330 mcg, tolere edilebilir üst limit 1000 mcg olarak verilir. Kan hücrelerinin yapımında görev alır ve hücre çoğalmasının gerçekleşmesi için gereklidir.

Bağışıklık sisteminde lenfositlerin işlevlerinde ve antikor oluşumunda kullanılır. B12 vitamininin aktifleşmesini sağlar; tümör baskılayıcı genlerin aktivitesini etkiler.

Kaynakları: yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar, portakal, kurubaklagiller ve karaciğer.

Eksikliğinde: anemi, güçsüzlük, yorgunluk, huzursuzluk, solunum güçlüğü ile büyük ve şişmiş dil görülebilir. Ciddi yetersizliklerde kalp damar hastalığı ve nöral tüp bozukluğu ortaya çıkabilir. Hücre bölünmesi ve protein sentezi bozulabilir, B12 vitamini eksikliği gelişebilir, tromboz riski artar ve kanda homosistein yükselebilir.

B12 vitamini (kobalamin)

B12 vitamini için yeterli alım alt limiti erkek ve kadınlarda 2,4 mcg olarak verilir; üst limit tanımlanmamıştır. Gen replikasyonunda koenzim olarak görev yapar ve eritrositlerin oluşumu ile olgunlaşmasını hızlandırır.

Folasin koenziminin aktivitesi için gereklidir. Sinir dokusundaki bazı yağların yıkımında etkilidir; kemik hücre aktivitesi ve metabolizması için gereklidir.

Kaynakları: tüm hayvansal besinler (et, süt, balık) ve zenginleştirilmiş besinler. Bitkisel beslenmeyi tercih eden bireylerde bu nedenle B12 durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Eksikliğinde: anemi, yorgunluk, solukluk, iştahsızlık, bulantı, çarpıntı, sinir sistemi bozuklukları, ağrılı dil, sinir iletim hızında düşüş ile his ve kuvvet kaybı görülebilir.

C vitamini (askorbik asit)

C vitamini için yeterli alım alt limiti erkeklerde 110 mg, kadınlarda 90 mg; tolere edilebilir üst limit 2000 mg olarak verilir. Kollajen doku sentezinde görev alır ve kılcal kan damarlarının dayanıklılığını sağlar.

Yara iyileşmesinde, bağ ve kemik dokusunun oluşumunda görevlidir. Antioksidan özelliğe sahiptir; tiroksin sentezi ve amino asit metabolizmasında rol oynar. Demir emilimine yardımcı olur, enfeksiyonlara karşı vücudun direncini artırır ve karnitin yapımında görev alır. Sinir uyarılarının taşıyıcılarından noradrenalin ile serotoninin yapımında ve yıkımında etkilidir. Kalsiyum emilimini artırır, midede nitrozamin oluşumunu azaltır, kolesterol düşürücü etkiye sahiptir, A ve E vitaminlerinin oksidasyonunu önler ve katarakt oluşumunu engeller.

Kaynakları: turunçgiller, üzümsü meyveler, çilek, domates, patates, lahana ve yeşil yapraklı sebzeler.

Eksikliğinde: skorbüt, demir emiliminde azalma, anemi, diş eti ve kılcal damar kanamaları, eklem ağrısı, yara iyileşmesinde gecikme, saç kaybı, büyüme geriliği, kas zayıflığı ve yorgunluk görülebilir.

Fazlalığında: bulantı, karın ağrısı, kanamalar ve diyare olabilir. Böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlayabilir, B12 vitamini yetersizliğine yol açabilir ve civa gibi toksik metallerin emiliminin artmasına neden olabilir.

Vitaminlerin günlük alım ve üst limit tablosu

Aşağıdaki tablo, yukarıda ayrıntılandırılan değerlerin özetidir. Değerler sağlıklı yetişkinler içindir; gebelik, emziklilik, çocukluk, ileri yaş ve kronik hastalık durumlarında gereksinim değişebilir.

VitaminAlt limit (erkek)Alt limit (kadın)Tolere edilebilir üst limitBaşlıca kaynaklar
A vitamini750 mcg650 mcg3000 mcgKaraciğer, süt, tereyağı, peynir
Karoten6 mg6 mg12 mgHavuç, ıspanak, turuncu meyveler
D vitamini10 mcg10 mcg100 mcgGüneş ışığı, yağlı balık, yumurta sarısı
E vitamini13 mg11 mg300 mgBitkisel yağlar, sert kabuklu yemişler
K vitamini70 mcg65 mcgTanımlanmamışKoyu yeşil yapraklı sebzeler, yumurta
B1 (tiamin)1,2 mg1,1 mgTanımlanmamışTam tahıllar, organ etleri, kurubaklagiller
B2 (riboflavin)1,3 mg1,1 mgTanımlanmamışSüt ürünleri, yağsız et, balık
B3 (niasin)10 mg10 mg35 mgYumurta, tavuk, balık, tam tahıllar
B5 (pantotenik asit)5 mg5 mgTanımlanmamışBrokoli, avokado, yumurta sarısı, somon
B6 (piridoksin)1,3 mg1,3 mg25 mgYumurta, tavuk, balık, karaciğer
B7 (biyotin)30 mcg30 mcgTanımlanmamışYumurta sarısı, karnabahar, yağlı tohumlar
B9 (folik asit)330 mcg330 mcg1000 mcgYeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller
B12 (kobalamin)2,4 mcg2,4 mcgTanımlanmamışEt, süt, balık, zenginleştirilmiş besinler
C vitamini110 mg90 mg2000 mgTurunçgiller, çilek, domates, lahana

Vitamin eksikliği belirtileri nasıl fark edilir?

Vitamin eksikliği belirtileri çoğu zaman aniden ortaya çıkmaz; yorgunluk, dikkat dağınıklığı, deride kuruluk, saç dökülmesi veya ağız kenarında çatlaklar gibi silik bulgularla başlar. Bu bulgular tek başına tanı koydurmaz, çünkü aynı şikâyetler uyku düzensizliği, stres, tiroit sorunları ve çeşitli hastalıklarda da görülebilir.

Belirtilerin birden fazla vitamini işaret edebildiğini akılda tutmak önemlidir. Örneğin anemi tablosu; B12, folik asit, B2, B6, C vitamini ve demir eksikliğinde de karşımıza çıkabilir. Bu nedenle doğru yaklaşım, belirtiye göre takviye almak değil, beslenme öyküsünün ve gerekli görülen laboratuvar tetkiklerinin birlikte değerlendirilmesidir.

  • Kısıtlı ya da tek tip beslenme, uzun süreli düşük kalorili diyetler ve öğün atlama alışkanlığı riski artırır.
  • Hayvansal besinlerin tamamen çıkarıldığı beslenme düzenlerinde B12 açısından ayrı bir değerlendirme gerekir.
  • Emilim bozukluğu yapan sindirim sistemi hastalıkları, bariatrik cerrahi öyküsü ve bazı ilaç kullanımları vitamin durumunu etkileyebilir.
  • Gebelik, emziklilik, hızlı büyüme dönemleri ve ileri yaş, gereksinimin değiştiği özel dönemlerdir.
  • Güneş ışığından sınırlı yararlanma, D vitamini düzeyini doğrudan etkileyen en önemli etkenlerden biridir.

Vitamin takviyesi ne zaman gerekir?

Takviyeler, yetersizliğin gösterildiği ya da beslenmeyle karşılanmasının güç olduğu durumlarda değerlidir. Buna karşılık yüksek dozların her zaman daha yararlı olduğu düşüncesi doğru değildir. Özellikle yağda eriyen A, D, E ve K vitaminleri depolanabildikleri için kontrolsüz kullanımda birikme ve toksisite riski taşır.

Suda eriyen vitaminlerin fazlası büyük ölçüde atılsa da bu grup tamamen risksiz değildir. Tabloda görüldüğü gibi niasin, B6 ve C vitamini için de tolere edilebilir üst limitler tanımlanmıştır ve bu sınırların üzerindeki alımlar istenmeyen etkilere yol açabilir.

Takviye kararı; kişinin kan değerleri, beslenme alışkanlıkları ve kullandığı ilaçlar birlikte değerlendirildikten sonra verilmelidir. Kan değerlerine bakılmadan yüksek doz vitamin takviyesi kullanılması önerilmez.

Kan sulandırıcı, antikonvülsan veya antibiyotik gibi ilaç kullanan bireylerde vitamin-ilaç etkileşimi ayrıca göz önünde bulundurulmalıdır. Takviye kullanımı düşünülüyorsa hekim ve diyetisyen değerlendirmesi önerilir.

Vitaminlerden en iyi şekilde yararlanmak için pratik öneriler

Vitamin alımını yükseltmenin en sürdürülebilir yolu, çeşitliliği yüksek bir tabak düzeni kurmaktır. Aşağıdaki öneriler günlük alışkanlıklara kolayca yerleştirilebilir.

  • Tabakta renk çeşitliliğini artırın; koyu yeşil, turuncu ve kırmızı sebze ile meyveler farklı vitaminleri bir arada sağlar.
  • Yağda eriyen vitaminlerin emilimi için salatalara zeytinyağı gibi bir yağ kaynağı eklemek tercih edilebilir.
  • Sebzeleri uzun süre kaynatmak yerine buharda pişirmek veya kısa sürede sotelemek, suda eriyen vitamin kayıplarını azaltır.
  • Demir içeren bitkisel kaynakları C vitamininden zengin besinlerle birlikte tüketmek emilime katkı sağlar.
  • Tam tahılları rafine tahılların yerine kullanmak B grubu vitamin alımını destekler.
  • Sert kabuklu yemişleri porsiyon kontrolüyle günlük düzene eklemek E vitamini alımına katkıda bulunur.

Özet

Vitaminler, yağda eriyenler (A, D, E, K) ve suda eriyenler (B grubu ile C vitamini) olmak üzere iki ana grupta toplanır. Her birinin farklı görevleri, farklı besin kaynakları ve farklı eksiklik bulguları vardır; yeterli alım alt limitleri kadar tolere edilebilir üst limitleri de dikkate alınmalıdır.

Dengeli ve çeşitli bir beslenme düzeni, çoğu kişi için vitamin gereksinimini karşılamanın en güvenli yoludur. Şikâyetleriniz sürüyorsa veya takviye kullanımını düşünüyorsanız, kişiye özel bir değerlendirme için diyetisyeninize ve hekiminize başvurmanız önerilir.

Web sitemizde deneyiminizi iyileştirmek ve hizmetlerimizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Analitik çerezler yalnızca site kullanımını anonim olarak ölçer; detaylar için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz. Detaylı bilgi

Merhaba, programlar, diyetisyenler veya randevu hakkındaki sorularınızı yanıtlayabilirim.

İnteraktif Diyet Asistanı

Çevrimiçi